Madrid’in tozlu sokaklarından fırlamış minik Kiley Jay, kendinden büyük J Mac’in karşısında incecik bedeniyle adeta eriyordu. İlk bakışta masum ama içinde saklı fırtınalarla dolu bu folloş, kıvırmaya başladığında adamın yumuşak diliyle buluşan dudakları sanki cehennemi çağırıyordu. J Mac’in kalın salağı, Kiley’nin amcığına dokunur dokunmaz titremeler yayılıyordu vücuduna; her hareketinde daha da derinleşen bir kökleme arzusu patladı içlerinde.
Kiley küçücük elleriyle adamın göğsüne bastırıp kendini yukarı çekmek istediğinde, J Mac yerinde durmadı; kaba ve acımasızca, sertçe dayadı küçük amcığın içine. Her iniltisi havada yankılanıyor, o minicik bedeninin sınırlarını zorluyordu. Daracık çukurunu saran o sımsıkı amcık aniden genişliyor, yalara yalarak içine giren kalınlıkla birlikte nefesler hızlanıyordu. J Mac onu yerlere yatırırken bile gözlerini hiç ayırmıyor; kıvranan miniğin acıyla karışık hazdan kıpkırmızı olmuş yanakları ona daha fazla köklenecek bahaneyi veriyordu.
Her posizyonda farklı bir dert vardı: sarkçılardan tutun, ayakta baskıya kadar gözü kara bir fanteziydi bu. Kiley’nin küçücük bedenine rağmen ne aradığı belliydi ne de geri adım atıyordu. J Mac ise tam gaz vermişti; deli gibi sikiyor, minik amını katlayarak her seferinde daha da derine saplıyordu yarak. İnlettikleri o anlarda artık kontrol yoktu; sadece vahşi istek ve çıplak gerçeklik rüzgar gibi esiyordu odada.
Sonunda J Mac’in vücudu titrerken boşalması kaçınılmaz oldu; minibüs gibi dolup taşan seedler Kiley’nin amcığını acıtıcı şekilde doldurdu. Küçük kadın adeta rezil olmuş ama aynı zamanda tatminle parlıyordu; yüzündeki utanç ve haz kırışıklıkları birlikte dans ediyordu. Son bir kez daha dalga dalga karnına yayılırken, bu sapkın gece herkesin ruhuna kazındı—acımasızca, kontrolsüz ve tamamen kirli bir zevkle…








