Mira Lime’ın sımsıkı, kısa şortlarının içinden yuvarlak, dolgun küreği göz kırparken akşamın karanlığına karışan nefesler yükseliyor. Yavaş yavaş diz çökmüş, arka sokakta adeta bir vahşilikle bezenmiş o ince bedenin üstüne çöküyorum; adım adım derinlere doğru batarken, amcığını her köklenişimde daha da açıyorum. Şortun kumaşı neredeyse yırtılacakmış gibi geriliyor, Mira’nın kıvrak kalçası dudaklarımı hayvanîce çekiştirmeme izin veriyor. O koruyor gibi yapıyor ama içinde saklı tutamadığı o deli arzuyla bedenini bana dayıyor. Geriye doğru binmeye başlıyor, ataletiyle sırtımdaki teri hissedebiliyorum; o tatlı iniltiler denizinde boğulurken amını bende esir ediyor.
Köklendiğim her saniyede Mira’nın amcığı daha fazla gevşiyor, ben de onu sıkıştırmaya devam ediyorum; sert ve hızlı ilerleyişimle onun içine adeta savaşıyor gibiyim. Göbeğine kadar dalıp çıkarken kısa şortun kenarlarından görünen tüylü iziyle buluşuyor yarak ucum; ağız dolusu kortuz sesi çıkarıyor, anladığım tek şey daha fazlasını istediği. Arkasına yaslanıp karnına yumruk atar gibi sert kökleyişimle beraber kalçalarını avuçluyorum, sanki her darbe onu biraz daha teslim almaya zorluyor. Ters bindirdiğinde kalçaları tavana kalkıyor, ben de azgın bir kurttan farksızım; uzun uzun sürerek içinden çıkan zehirimi yavaşça dolduruyorum.
Mira yalnızca sümüklü amcığını değil; aynı zamanda üzerinde sıkıca yapışmış şortun altından hissedilen vajinanın içinde köpüren son damlayı da kabul etmek zorunda kalıyor. Kıçına vurduğum her sert hareketle birlikte amcığının içi iyice doluyor, bedeni titriyor ve parmak uçlarımdan yayılan ateşle inliyor. Sonunda kabaran hisleri bastırıp bastırıp patlatıyorum bütün zehrimi; Mira’nın acısız sevgisiyle benim yararsız heyecanımı harmanlayan o anlarda bedenimiz birbirine kenetlenmiş halde eriyip gidiyor. Ardından kısa şortrunu toparlarken yüzünde beliren kocaman tatmin ifadesi gecenin karanlığını delercesine parlıyor.








