Julie Jess’in dövmeleri, bronz teniyle parıldarken odaya yaydığı karanlık cazibeyle birleşiyordu. Gözlerini saklamadan, hayvani bir açlıkla adamın kocaman yarak haddinden fazla dikilmiş vaziyetteydi önünde. Dudakları nemli, dili gagasını yalayıp yutkundu. Derinliklere inmek için hazırdı; boğazının sınırlarını zorlayacak bu sert dayanmaya can atıyordu. Adamın iri yarakla yaptığı her hareket, Julie’nin içine saplanırken onun da amını keşfetmek isteyen o deli arzuyu körüklüyordu.
Yavaş yavaş koca yarak dudaklarının arasına girmeye başladı; başlangıçta sadece ucu gezdirirken bile Julie’nin boğazı istemsizce kasılıyor, soluğu kesiliyordu. Ama o pes etmiyor, daha derine inmeyi seçiyordu; burnu yarak başını sıyırıyor ama o sertçe yutkunup bedenini savunmasız bırakarak adamın amcığını gömüyordu boğazına kadar. Dudağıyla oynayıp ağzını körüklüyor, her iniş gelişte daha çıldırtıcı bir ritme bürünüyordu sikişte.
Adam da karşı koyamıyor, elleri Julie’nin saçlarını sıkıca kavrayıp sertçe kafasını yönlendiriyor; “Daha hızlı! Daha derin!” diye nefes nefese emrediyordu. Her kökleme sesi odada yankılanıyor, Julie’nin gırtlağı yanarken amcığından salyalar damlıyordu. Yarağın ucunu ısırıp emdiğinde sesi titriyordu bazen; ama geri çekilmiyor, tam tersine daha tehlikeli bir şekilde içine çekip adamın sapıkca arzusunu doyuruyordu.
Sonra kıçını kaldırarak adamın uzun ve kalınca amcığını kendi amcığına geçirdiği an geldiğinde odadaki hava iyice değişti. Sıkıca kapadığı bacaklarının arasında kızgın yarak gidip geliyor, içten içe cızırtılar çıkarıyor; her köklemede Julie’nin amı şiddetle genişliyor ve acıyla beraber haz birbirine karışıyordu. Ağzından kaçan iniltiler ve boğuk çığlıklar arasında adam deli gibi dayamaya devam ediyor, onun çatalını koparacakmış gibi doluyordu.
Sonunda öyle bir an oldu ki her ikisi de kontrolü kaybetti; adam deli gibi kütür kütür sikip vajinanın içini boşalttı. Julie ise hem yutkunuyor hem de ani gelen bu boşalmayla birlikte kendini tutamayıp yüksek sesle inliyordu. Göğüsleri yükselip alçaldıkça saçları terden yapışmış yüzüne yapışıyordu; gözleri donuklaşmış ama hala o hırslı bakışı koruyordu. Ortalıkta sadece taze spermin kokusu ve bitmek bilmeyen o boktan haz kalmıştı geriye…








