Aysha Rouge, Madrid’in sıcak sokaklarından gelmiş, gözleri ateş saçan bir folloş olarak kameranın karşısına geçtiğinde ortamda anında bir gerginlik yayıldı. Kırmızı dudakları hafifçe aralanmış, gözlerindeki o hırslı parıltıyla yaklaştı, bedenini yavaş yavaş sergilemeye başladı. İlk başta sadece ufaktan dokunuşlar ve cılız dil hareketleriyle kıvranıyordu ama bu yetmiyordu; oradaki adamın aklını alacak kadar sert bir sikişe ihtiyacı vardı.
Bir anda adam onu sırtından kavradı, dişi bacaklarını beline doladı. Aysha’nın amcığı, o kısık nefeslerle yanarken adamın deli gibi köklemesi kaçınılmazdı. Kamereyi unuttular, aralarındaki tutku doruğa çıktığında Aysha’nın vücudu her darbede titredi, inlediği ses odada yankılanıyordu. İnatçı adam durmadan göğüslerine bastırıyor, parmaklarıyla sıkıca tutup amcığını bütün hızıyla delik deşik ediyordu. O sert dayamanın altında Aysha’nın tüm vücudu kızardı; “Daha hızlı!” diye yalvardı boğuk boğuk.
Kökleme gittikçe vahşileşti; adamın yarak ucu amcığa dalıp çıkarken Aysha’nın sesi çıldırmanın eşiğindeydi. Birbiri ardına gelen inlemeleri arasında “Seni sikicem!” diye bağırdı adam ve tam da o an amcığa sonuna kadar dayandı. O hareketle beraber her ikisinin de vücutları elektrik çarpmışçasına kasıldı; Aysha’nın içinde patlayan zevk dalgası ile birlikte kocaman boşalmasını hissetti adam.
Sonra uzun uzun nefes nefese kalıp birbirlerine baktılar; terli tenlerin arasında geçen bu acayip sert kökleme onların en kirli fantezilerinden bile öteydi. Bu gece kimse onları durduramazdı artık.








