Kailani Kai’nin tombul kalçaları, ağır ağır salınırken sıcak odada gerilim tırmanıyordu. Kahverengi saçları hafif terle yapışmış, iri göğüsleri gömleğinin içinde yumruk gibi dolgun duruyordu. Yumuşak ama sert bakışlarıyla adeta davet ediyor, içine sakladığı azgınlığı gözlerindeki kıvılcımlar ele veriyordu. Adam, onu hiç bekletmeden yere yatırdı; onun o iğne deliği gibi dar amcığını emmeye başladı. Dudağını ısırıyor, dilini içine salıyor, yarak ucunu yalayıp emziriyormuş gibi yavaşça içeri çekiyordu. Kailani’nin inlemeleri yükseliyor, amcığına değen her hareket onu daha da azdırıyordu.
Sonra adam arkasına geçip köklemesini hızlandırdı. Kabul etmezmiş gibi çalkaladığı kocaman kalçasına rağmen o derin ve vahşi dayama öyle bir girmişti ki, kadın neye uğradığını şaşırmıştı. Amcığını sıkıca kavrayıp sertçe sikmeye başladı. Her kalça vurduğunda Kailani’nin gözü yaşarıyor, nefesi kesiliyor, içinden “bir dakika daha” diye yalvarıyordu sanki. Derin vajinası adamın devasa yarakla dolup taşarken o da üstüne binip binip indiriyordu; sanki kendisi de bu dayamanın efendisiymiş gibi kontrolü ele alıyordu.
Kailani’nin ince beli ritme uyarak titrerken adam arkasından kavrayıp daha da güçlü bastırdı içine. O anın hazzı yürekten geldi; neredeyse çıldıracak kadar delirmişti ikisi birden. Kadının ağzından çıkan ahlar ve nefesi kesik kesik çıkarken adam aniden hızını yükseltti, sert dalgalar halinde sikmeye başladı amcığını içinde bırakıp çekiştirdiği sırada.
Sonunda sabrı taştı; adam kalçalarına son bir tokat vurup iyice doldurduğu amıyla biraz daha derine kökledi ve ardından şiddetle boşaldı kailaninin tüylerle kaplı geniş kuyruğuna sıçrattı kendini. Kadın kaskatı kesildiği yerde inledi; bu işin sonu gelmişti ama vücudu hâlâ titreşiyordu o yüksek zevkten… Başta sakin başlayan her şey adım adım büyüyüp pisliğin dibine indiğinde ardında kalan tek şey yoğun ve kirli bir tutkuydu!








