Madrid’in boğucu sıcaklığında, Tucker Starr’ın kalleşçe yanan arzularıyla dolu bir gece başlıyordu. O folloş kızın yüzündeki şaşkınlık karışımı, onun içindeki yasak ve kirli arzuları daha da körüklüyordu. Amcığını henüz tam ıslatmadan, sertçe dayayıp içini parçalayacağı o anın heyecanını yaşıyordu. Tucker’ın yarak kafası amcığın her kıvrımını keşfetmek için sabırsızlanıyor, yavaşça ama emin adımlarla ilerliyordu.
Şehvetin esiri olmuş bedenler birbirine yapışırken, amcık sıkıca açılıyor, nefesler kesiliyor ve arzu yükseliyordu. Folloş kız başta tedirgin olsa da, güçlü köklere direnemeyip kendini teslim etti. Tucker o deli yarakla amcığına girmeye başladığında, sesler yükseldi; yalancı utanma çığlıkları karıştı hırçın iniltilere. Kalçasını tutup ritmini hızlandırdı, her iniltisiyle birlikte kız daha da çözüldü avuçlarında.
Yaraktan çıkan nemli sesler ve tenin birbirine sürtünüşü arasında şehirden kopmuş gibiydiler. Her bastığında amcık içine biraz daha hakim oldu, sert dalgalar halinde saplandı kızın içine. “Daha hızlı,” diye homurdandı kendi kendine, kirli hayallerinden güç alarak. Kadının kalbi yerinden çıkacakmış gibi çarpıyordu ama o sadece köklemeye devam etti; bu gece yutkunmak yoktu! Sertçe gövdesini itiyor, derinlemesine delip geçiriyordu o sinsi deliğe.
Zirve yaklaştığında nefesi kesildi adeta: Derin bir dayama ile beraber herkesin içinde savrulan acı-tatlı haz patlaması yaşadı kadın. Bütün vücudu titrerken, gözleri yarı kapalı bir şekilde yumuşacık amcığıyla kavuşmalı sonunu arıyordu. Tucker ise son darbeyi vururken aşağı yukarı coşkuyu doruklarda yaşıyordu; yarakla amcığı arasındaki savaşta üstünlüğünü ilan etmişti. O karanlık gecede Madrid’in sokakları, yasak sikişin en pis kokusunu taşıdı; ardında kalan tek şey ise tükenen nefeslerle yankılanan küfür ve haykırışlardı.








