Detaylar

Blair Williams, Scarlett Sage’in karşısında diz çökerek o ipeksi tenlerin arasındaki minik parmaklara doğru eğildiğinde, ortamın havası aniden değişti. Scarlett’in keskin bakışları Blair’in her hareketini yakalarken, dudakları hafifçe aralanıyor ve nefes alış verişi hızlanıyordu. Blair saksoyu yavaşça, ama kararlı bir şekilde parmaklar arasında gezdirirken, Scarlett’in teni ürperdi, arka arkaya çıkan iç çekişler odanın sessizliğini delip geçiyordu. Parlak ter damlaları boynunda ışıldarken, Blair’in dili o küçücük amcığı yalayıp emmeye başladı; her hareketi Scarlett’i daha da çıldırtıyordu.

Karşılıksız bırakılmayan bu hamleyle Scarlett dizlerini yamultup geri çekilmek istedi ama Blair onu bırakmaya niyetli değildi. Aniden yerini aldı ve kocaman yarakını çıkarıp tam suratına dayadı. Gürültülü bir şekilde sert sert köklemeye başladı; dudaklarıyla alay edercesine yarak ucunu kavrıyor, diliyle altından yukarısına doğru vuruyordu. Scarlett’in sesi deliriyordu, “Aaa… daha hızlı… siktir et…” diye haykırıyordu. Blair ise acımasızca devam ediyor, ağzının içinde yarakla oynarken aynı zamanda elini Scarlett’in amcığına indirmişti bile. Kuru kuru hapşırıklar gibi gelen iniltilerle birlikte parmakları amcığın derinliklerine dalıyor, sivri uçlarını bulup orada döndürüyordu.

İçten içe yakılan o ateş büyürken Blair aniden ayağa kalktı, güçlü elleriyle Scarlett’i tutup sandalyesinden kaldırdı. Geriye yasladıktan sonra sertçe içine gömüldü; her itişinde derinlerde yankılanan sesler çıktı odadan dışarıya kadar taşacakmış gibiydi. Scarlett tırnaklarını Blair’in sırtına geçirip çığlık çığlığa “Kökle beni!” diye bağırıyordu. Yalancıksı ter kokusu eşliğinde Blair bütün gücüyle dayadı tam doruğa varana dek ritmini bozmadan devam etti.

Sonunda ikisi de dayanılmaz bir hazzın zirvesine ulaşıp kıvranmaya başladılar; Blake’nin sıcak boşalmaları Scarlett’in içine yayıldığında oda buz kesti ama ağızlarından çıkan vahşi soluklar hala yankılanıyordu. O an her ikisi için de unutulmazdı; son derece kirli ve deli dolu bir geceyi tamamlamışlardı hiç affetmeden…

Comments are closed.