Uzun yıllar sonra kuralık ve savaşlar nedeniyle insanlık nerdeyse yok olma aşamasına geldi. Jane ve oğlu bir şekilde hayata tutunmayı başarmışlardı ancak sürekli göçebe bir hayat yaşıyorlar, çadırlarda kalıyorlardı. Onlarda bu durumdan sıkıldı ve Jane yeni çağın medeniyetini kurmak, yeni neslin Adem’i ve Havva’sı olmak istiyordu. Tek ihtiyacı olan şey ise oğlunun dölleriydi. Bir gün oğlu çadırda uyurken kıyafetlerini çıkarttı ve uyanmasını bekledi, uyandıktan sonra oğluyla konuşup durumu anlatarak onu neden sikip, hamile bırakması gerektiğini söyledi. Oğlu ise insanlığı kurtarmak için annesini sikmekten çekinmediğini söyleyip yarrağını çıkarttı.

Jane uzun zamandır sikişmediği için oğlunun yarrağını görünce biraz da zevk almak istedi ve oğluna önce deep throat yaparak adeta yarrağını vakum gibi emcüklüyordu. Ancak oğlunun oral seks sırasında boşalabileceğini düşünerek, döllerinin boşa gitmesini istemiyor ve donunu sıyırarak yarrağın üzerine oturuyor. Oğlunun yarrağının üzerinde dans eden anne, bir yandan da gelecek planları yapıyor ve çocuk doğuramayana kadar kendisini hamile bırakmasını istiyor. Ardından doğan çocuklar büyüdüklerinde onların da birbirleriyle sikişerek insanlığı kurtarabileceklerini söyleyerek oğlunu ateşlemeye devam ediyor. Birlikte yeni dünyanın kurtarıcıları olarak anılacaklarını söylüyor ve bu sırada oğlunun göğüslerini avuçlamasını, onu zevkten uçurmasını istiyor. Daha sonra oğlunun önünde domalarak “Anneni bir köpek gibi sik ve döllerini içine boşalt.” diyerek tahrik etmeye çalışıyor, oğlu ise annesinin tavsiyelerini dinliyor ve sert bir şekilde, annesini titreterek sikmeye devam ediyor. Yine de oğlunun döllerinin dışarıya çıkabileceğini düşünerek, onları boşa vermek istemeyen annesi yere uzanır ve oğlundan boşalırken köklemesini ister, böylece dölleri dışarı çıkmayacaktı. Oğlan sonunda annesinin içine boşalır ve “Yeni dünyanın ilk tohumlarını ben attım!” diyerek haykırmaya başlar.

Comments are closed.