Nicolle Bitencourt, kocaman göğüsleriyle odanın ortasında dururken bütün bakışları üzerine çekiyordu. Tanrısal hatları, dolgun memeleri ve yuvarlak kalçasıyla adeta çıplak bir heykeldi. Tereddütsüzce kıyafetlerini bir bir attı, deri gibi teni ortaya çıktı; o ufak ama sıkı vücudu tam anlamıyla dayanmaya hazırlanıyordu. Etrafını sarmış beş tane iri yarı trans, devasa yarkalarını dikmiş, sabırsızca onun narin dudaklarına ve parmaklarını emen diline kilitlenmişti.
Nicolle önce dudaklarını aralayıp, şehvetli bir şekilde başında bekleyen her birinin yarkasını avucuyla kavrayıp sıktı. Ağız içine dolan kalınlığı hissederken salyasını akıtıyor, boğazına kadar indirdiği devasa kaburgalar arasında gırtlağını zorluyordu. Her biri onu kendi önünde eğdirmeye çalışırken, Nicolle’nin dili kıvrılarak sertleşen damarların üstünde kayıyor, inleten sakso ritmine ayak uyduruyordu. İri tomurcuklarına dokunan ellerini görmezden gelmeyip daha da hırslanması için teşvik ediyordu.
Ardından yere çömeldi ve açtığı geniş amcığını gösterdi onlara; orası yapış yapış olmuştu çoktan. Birdenbire ensesine kurbanlık gibi düşen biri büyük yarkasını içeri doldurdu; Nicolle hafifçe acıyı hissetse de yüzündeki zevk ifadesi gitgide derinleşiyordu. Diğerleri içgüdüsel olarak onu arkadan sarmaya başladı, kıvrak kalçasını tutup sırayla iki tane kalınlığıyla sömürmeye koyuldular. Kıç delikleri oyulmuştu neredeyse, üst üste bastırılan bonkaların arasında ezilip çığlık atıyordu.
İçi dolup taştıkça yakan yakana çekerken Nicolle tüm bedenini sarsan orgazmların kıyısından kuyruğuna kadar inliyordu. Gözleri kapalıydı ama ruhu açıkta cirit atıyordu; her köklenişte biraz daha parçalanıyor, parçalandıkça kendini buluyordu o lanet olası sahnede. Çoğu kez aynı anda hem deli gibi götüne hem de amcığına girilerek kullanılan kadın hiçbir an durmadı, karşılık verdi; bağırmaya başladığında odadaki herkes çıldırdı.
Sonunda beşli dayanılmaz bir ritim yakaladı; karışık sapıklıklar içinde gittikçe hızlanan kökleme onun bedeninde patlama yarattı. İnlerken bacakları titremeye başladı ve başında duranlardan biri gene süratle boşaldığında sıcak sıvısı tüm avuçlarına aktı. Nicolle bitmek bilmeyen bu yoğun köklemeyi içine çektiğinde bedeni son defa gevşedi ve şehvetten delirircesine yere yığıldı; öylece kaldılar; yamuk yumuk sapık sevişmenin tozu toprağı üzerinde…








