Siyah tenli, iri kıvrımlı Ms. Yummy bikinisiyle güneşin altında parıldıyor, kocaman göğüsleri ve yuvarlak kalçasıyla etrafı yıkıyor. Tony Rubino’nun sert bakışları altında, o muazzam poposu kumsala otururken adeta beni çağırır gibi sallanıyor. Koyu kahverengi teni terle parlarken, büyük göğüsleri hafifçe titriyor; masumiyetle alay edercesine sarkmış sütyeninin içinden taşmak üzere. Hemen yanı başında durup karısını kurşun gibi gösteriyorum; o da buna cevaben amcığını sıkıştırıp beni içine çekmek için hazır olduğunu belli ediyor.
İlkin yavaşça yanaşıp parmaklarımı baldırlarından kalçasına kadar gezdiriyorum, o devasa poposunun kıvrımlarını hissetmekten kendimi alamıyorum. Dudaklarını ısırıp omuzlarına doğru eğiliyor, ardından dizlerinin üstüne çökerek amcığını dillerimle yalayıp ıslatıyorum; ıslaklığın kokusu burnumu yakıyor. Ms. Yummy bütün vücudunu kasıp köklemeye hazırlanırken, ben önünü melek gibi açıyorum; o devasa kalçasını karşıma dayayıp sırtını bana veriyor.
Parmaklarım amcığını ovup büyütüyor, biraz zorlayarak içine kaçıyorum ve derin derin girmeye başlıyorum. Her köklüşte poposu ritmik biçimde sarsılıyor; amcık dudakları benim yarak kaldırışlarımda genişleyip haykırıyor. Kendi kendini bırakmışçasına inlemeleri yükselirken kenardan sıkıca sıkıştırdığı göğüslerini de hırpalıyorum; ellerimle avuçladıkça teni közlenmiş biber gibi kızarıyor. Daha çok istiyor, daha çok yazık oluyor.
Başımı onun amcığına bastırıp tüm gücümle koçekliyorum; içindeki nemi hissettikçe hırsım katlanıyor. Dik sikim her seferinde dibine dayandığında Ms.Yummy’nin nefesi kesiliyor, çığlıkları rüzgarla karışıyor. Artık dayanamaz hale gelmişken kafasını geriye atıp koca göğüslerini titretiyor ve deli bir son patlamasıyla klimaksi patlatıyoruz ikimiz beraber: Ben köpüğümü haşince akıtıyorum içinde, o da dile kolay ağzıyla seksin en kirli fısıltılarında boğuluyor.
Böylesi vahşi bir kökleme sahnesinde sınırlar siliniyor, tenler birbirine yapışıyor ve istek durmaksızın tavan yapıyor… Ms.Yummy’nin bereketli bedeninden gelen her iniltiyle giderek daha da sapıtıyoruz; yemek yer gibi yiyip doymaya hiç niyetimiz yok!








